Öz
Ayıplı mal karşısında tüketicinin ilk muhatabı satıcıdır; ancak satıcıya ulaşılamadığı, satıcının ödeme gücünü yitirdiği ya da ayıbın üretimden kaynaklandığı durumlarda üretici ve ithalatçının sorumluluğu belirleyici hâle gelir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, mülga 4077 sayılı Kanun’dan farklı olarak üretici ve ithalatçının müteselsil sorumluluğunu ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değiştirme haklarıyla sınırlamıştır. Bu yazıda Yargıtay ve bölge adliye mahkemelerinin 2014–2026 yılları arasındaki kararları ışığında söz konusu sınırlamanın kapsamı, onarıma rağmen tekrar arızalanma hâlinde bedel iadesinin üreticiden istenip istenemeyeceği, tazminat talepleri, site ve apartman yönetimlerinin ortak alan alımlarında tüketici sıfatı ile tüketici işlemi niteliği taşımayan satışlarda üreticiye karşı başvurulabilecek haksız fiil ve garanti yolları incelenmektedir.
Anahtar Kelimeler: ayıplı mal, üretici sorumluluğu, ithalatçı, müteselsil sorumluluk, TKHK m. 11, seçimlik haklar, site yönetimi, tüketici mahkemesi.
Abstract
For defective goods, the consumer’s primary counterparty is the seller; however, the liability of the manufacturer and importer becomes decisive where the seller cannot be reached, has become insolvent or the defect originates in production. Unlike the repealed Law No. 4077, the Consumer Protection Law No. 6502 limits the joint and several liability of manufacturers and importers to free repair and replacement. Drawing on Court of Cassation and regional appellate decisions from 2014–2026, this article examines the scope of that limitation, whether a refund may be claimed from the manufacturer where the goods fail again after repair, damages claims, the consumer status of residential site managements purchasing for common areas, and recourse in tort and under guarantees against manufacturers in non-consumer sales.
Keywords: Defective goods, manufacturer liability, importer, joint and several liability, Consumer Protection Law Article 11, elective rights, residential site management, consumer court.
GİRİŞ
Bir aracın, beyaz eşyanın ya da bir bina tesisatının ayıplı çıkması hâlinde tüketicinin aklına gelen ilk soru, hakkını kimden isteyeceğidir. Satıcı ile üreticinin farklı kişiler olduğu, satıcının bayi konumunda bulunduğu ya da faaliyetini sona erdirdiği durumlarda bu soru, uyuşmazlığın sonucunu doğrudan belirler. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), mülga 4077 sayılı Kanun’a göre bu noktada önemli bir değişiklik yapmış; üretici ve ithalatçının tüketiciye karşı doğrudan sorumluluğunu belirli seçimlik haklarla sınırlamıştır.
Bu yazıda önce 6502 sayılı Kanun dönemindeki sorumluluk rejimi, ardından mülga 4077 sayılı Kanun ile karşılaştırma, site ve apartman yönetimlerinin tüketici sıfatı ve son olarak tüketici işlemi bulunmayan hâllerde üreticiye başvuru imkânı ele alınmaktadır. Değerlendirmeler, ilgili kanun hükümlerinin güncel metinleri ile 2014–2026 yılları arasındaki Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarına dayanmaktadır.
I. 6502 SAYILI KANUN DÖNEMİNDE ÜRETİCİ VE İTHALATÇININ SORUMLULUĞU
A. Seçimlik Haklar ve Muhatapları
TKHK m. 11/1, malın ayıplı olduğunun anlaşılması hâlinde tüketiciye dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim, ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değiştirme. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Maddenin ikinci fıkrası ise üretici ve ithalatçıyı ancak iki hak bakımından sorumlu tutar: Ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değiştirme hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir ve bu hakların yerine getirilmesinde satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bu hükmü istikrarlı biçimde uygulamakta ve ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi taleplerinde satıcı ile ithalatçıyı birlikte sorumlu tutmaktadır1.
Kanun “üretici” kavramını geniş tanımlamıştır. TKHK m. 3/1-n uyarınca üretici, yalnızca malı ya da hammaddesini üreten değil, mal üzerine markasını, unvanını veya ayırt edici işaretini koyarak kendisini üretici olarak gösteren kişidir. İthalatçı ise malı ticari veya mesleki amaçlarla ithal ederek piyasaya süren gerçek veya tüzel kişidir (TKHK m. 3/1-e). Bu nedenle markalı bir ürünün üretimi başka bir firmaya yaptırılmış olsa bile marka sahibi, üretici sıfatıyla sorumlu tutulabilir.
B. Üreticinin Kurtuluş Kanıtı
Üretici veya ithalatçı, ayıbın malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra doğduğunu ispat ederse sorumlu tutulmaz (TKHK m. 11/2, son cümle). Bu, kanunda öngörülen tek kurtuluş imkânıdır ve ispat yükü üretici ile ithalatçıya aittir2. Teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğuna ilişkin TKHK m. 10/1’deki karine de tüketicinin konumunu güçlendirir. Uygulamada bu kurtuluş kanıtı, özellikle ayıbın kullanım hatasından, kaza sonrası onarımdan ya da yetkisiz servis müdahalesinden kaynaklandığının bilirkişi incelemesiyle ortaya konulmasına bağlıdır.
C. Bedel İadesi ve Bedel İndirimi Bakımından Sınırlama
Kanunun açık lafzı karşısında yargı kararları, 6502 sayılı Kanun döneminde üretici ve ithalatçının sözleşmeden dönme ve bedel indirimi haklarından sorumlu olmadığını kabul etmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, satıcı dışında üretici ve ithalatçının sorumluluğunun iki seçimlik hakla sınırlandırıldığını kanun yararına bozma yoluyla vurgulamıştır3. Bir bölge adliye mahkemesi de üretici ve ithalatçının sözleşmeden dönmeyi içeren bedel iadesi ile bedelden indirim haklarından sorumlu olmadığını açıkça belirtmiştir4.
Bu sınırlamanın pratik sonucu önemlidir: Satıcıya ulaşılamayan bir tüketici, üreticiden ancak onarım ya da değişim isteyebilir. Değişim imkânsızsa veya tüketici artık maldan vazgeçmek istiyorsa, bedel iadesi talebi kural olarak yalnızca satıcıya yöneltilebilir. Dava stratejisi bakımından bu nedenle hem satıcının hem de üreticinin davalı gösterilmesi ve taleplerin her biri bakımından muhatabın ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
D. Onarıma Rağmen Tekrar Arızalanma
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, tüketicinin önce onarım hakkını kullandığı ve malın garanti süresi içinde tekrar arızalandığı özel hâllerde bedelin satıcı, üretici ve ithalatçıdan müteselsilen istenebileceği kabul edilmiştir5. Bu yaklaşım, TKHK m. 11/4’teki düzenlemeyle birlikte okunmalıdır: Onarım veya değişim talebinin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü (konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda altmış iş günü) içinde yerine getirilmemesi hâlinde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.
Kanaatimizce bu karar, m. 11/2’deki sınırlamanın bütünüyle ortadan kalktığı şeklinde değil, onarım yükümlülüğünü üstlenen ve bunu gereği gibi yerine getirmeyen üreticinin bu ihlalin sonuçlarından kurtulamayacağı şeklinde okunmalıdır. Bununla birlikte kararın, 3. Hukuk Dairesi’nin sınırlamayı vurgulayan daha yeni kararlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle tekrar arızalanma hâlinde de bedel iadesi talebinin öncelikle satıcıya yöneltilmesi, üreticiye yönelik talebin ise terditli olarak değişim ya da onarım üzerine kurulması daha güvenli bir yoldur.
E. Tazminat Talepleri
TKHK m. 11/6 uyarınca tüketici, seçimlik haklarından biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. Hükmün kimden tazminat istenebileceğini açıkça belirtmemesi, tazminatın üreticiye yöneltilip yöneltilemeyeceği sorusunu açık bırakmaktadır. İncelenen kararlarda bu konuda genel bir ilke kurulmamıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yanında araç mahrumiyet bedelinin satıcı ve ithalatçıdan müteselsilen tahsiline ilişkin kararı onamıştır6. Bu karar, üreticinin sorumlu olduğu seçimlik hakla bağlantılı tazminat kalemlerinde üreticinin de sorumlu tutulabileceğine işaret etmektedir.
II. MÜLGA 4077 SAYILI KANUN İLE KARŞILAŞTIRMA
Mülga 4077 sayılı Kanun m. 4/3 döneminde üretici ve imalatçı, satıcıyla birlikte bedel iadesi ve bedel indirimi dâhil bütün seçimlik haklardan müteselsilen sorumlu tutulmaktaydı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve özel daireler, tüketiciyle arasında doğrudan sözleşme bulunmasa dahi imalatçı ve üreticinin pasif husumet ehliyetine sahip olduğunu ve bütün seçimlik haklardan sorumlu olduğunu kabul etmiştir7. Bu dönemde tüketicinin, ayıplı malın ölüm, yaralanma ya da kullanımdaki diğer mallarda zarara yol açması hâlinde imalatçıdan tazminat isteyebileceği, malı üçüncü kişiden satın almış olsa dahi imalatçıya karşı dava açabileceği de kabul edilmiştir8.
Bu farkın uygulamadaki önemi, uygulanacak kanunun belirlenmesindedir. Sözleşme 6502 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden önce kurulmuşsa, üreticiye karşı bedel iadesi ve bedel indirimi talepleri de ileri sürülebilir. Bu tarihten sonra kurulan sözleşmelerde ise üreticinin sorumluluğu iki seçimlik hakla sınırlıdır. Bu nedenle 4077 sayılı Kanun dönemine ait kararların, 6502 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda emsal gösterilmesinde dikkatli olunmalıdır.
III. SİTE VE APARTMAN YÖNETİMLERİNİN ORTAK ALAN ALIMLARI
Site ve apartman yönetimlerinin ortak alanlar için satın aldığı asansör veya ısıtma sistemi gibi mallarda ayıp ortaya çıktığında, öncelikle yönetimin tüketici sayılıp sayılmayacağı ve uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği sorusu gündeme gelir.
TKHK m. 3/1-k, tüketiciyi “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlamaktadır. Bu tanım, kâr amacı gütmeyen ve maliklerin ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere hareket eden yönetimlerin tüketici sayılmasına elverişlidir. Bölge adliye mahkemeleri de bu yönde karar vermektedir: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, site ve apartman yönetimlerinin Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere tüketici olduğunu ve yönetimle yapılan çatı tadilatı ve çevre duvarı yapımına ilişkin eser sözleşmesinin tüketici işlemi niteliği taşıdığını belirtmiştir9. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi de apartman yönetiminin TKHK m. 3/1-k uyarınca tüketici vasfında bulunduğunu kabul ederek görevsizlik kararını yerinde bulmuştur10.
Bu kararların büyük bölümü eser sözleşmelerine ilişkindir; ortak alan için mal satın alınmasına ilişkin doğrudan bir Yargıtay kararına taramada rastlanmamıştır. Bununla birlikte tüketici tanımı sözleşme türünden bağımsız olduğundan, aynı ilkenin satış sözleşmeleri bakımından da geçerli olması gerekir. Bu kabulün sonucu olarak, yönetimin ortak alan için aldığı ayıplı mal nedeniyle açacağı davada TKHK m. 73/1 uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir ve üreticiye karşı TKHK m. 11/2’deki onarım ve değişim talepleri ileri sürülebilir. Ticari faaliyet yürüten bir iş merkezi yönetiminde ise amaç unsuru ayrıca değerlendirilmelidir. Görevin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yanlış mahkemede açılan dava zaman ve masraf kaybına yol açacağından, dava açılmadan önce bu nitelendirmenin dikkatle yapılması gerekir.
IV. TÜKETİCİ İŞLEMİ BULUNMAYAN HÂLLERDE ÜRETİCİNİN SORUMLULUĞU
A. Sözleşmenin Nisbiliği
Tacirler arası satışlarda ya da tüketici işlemi niteliği taşımayan diğer satışlarda TKHK uygulanmaz; ayıptan sorumluluk TBK m. 219 vd. hükümlerine tabidir. Bu hükümler satıcının sorumluluğunu düzenler ve sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği alıcı, sözleşme ilişkisi bulunmayan üreticiye karşı ayıba dayalı seçimlik haklarını kullanamaz. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, üreticinin veya ithalatçının satılan üründeki ayıplardan alıcıya karşı sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığını ve alıcının bütün seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanacağını belirtmiştir11.
B. Haksız Fiil Sorumluluğu
Sözleşme ilişkisinin bulunmaması, üreticinin her türlü sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Aynı kararda, üreticinin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması ve bu fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesi hâlinde TBK’nın haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu tutulabileceği kabul edilmiştir11. Haksız fiil yolu, özellikle ayıplı ürünün başka mallara ya da kişilere zarar verdiği durumlarda önem taşır; ancak bu yolda kusurun ve illiyet bağının ispatı davacıya aittir.
C. Garanti Taahhüdü
Üreticinin verdiği garanti, sözleşme dışı bir sorumluluk kaynağı oluşturabilir. Ancak garantinin kapsamı, verilen taahhüdün içeriğiyle sınırlıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, üreticiye karşı açılan araç değişimi davasında, garanti belgesine göre üreticinin hangi hususlarda garanti verdiği ve garantinin kapsamı incelenmeden yalnızca üretici olunmasına veya garanti verilmiş olmasına dayanılarak hüküm kurulmasını eksik inceleme saymıştır12. Dolayısıyla garantiye dayanılan davalarda garanti belgesinin dosyaya sunulması ve talep edilen hakkın garanti kapsamında olduğunun gösterilmesi zorunludur.
Tablo 1. Üreticinin sorumluluğuna ilişkin başlıca kararlar
| Mahkeme / Künye | Benimsenen ilke | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay 3. HD, E. 2025/87, K. 2025/591, T. 03.02.2025 | Satıcı dışında üretici ve ithalatçının sorumluluğu iki seçimlik hakla sınırlıdır. | Kanun yararına bozma |
| Diyarbakır BAM 6. HD, E. 2022/2497, K. 2025/1197, T. 31.10.2025 | Üretici ve ithalatçı bedel iadesi ve bedel indiriminden sorumlu değildir. | Kaldırma |
| Yargıtay 3. HD, E. 2022/2228, K. 2023/184, T. 21.02.2023 | Ayıpsız misliyle değişimde satıcı ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. | Onama |
| Yargıtay 3. HD, E. 2022/3706, K. 2023/186, T. 21.02.2023 | Değişimle birlikte araç mahrumiyet bedeli satıcı ve ithalatçıdan müteselsilen tahsil edilebilir. | Onama |
| Yargıtay 13. HD, E. 2018/5828, K. 2019/1325, T. 06.02.2019 | Onarıma rağmen bozulan ürünün bedeli satıcı, üretici ve ithalatçıdan istenebilir. | Kanun yararına bozma talebinin reddi |
| Yargıtay HGK, E. 2017/633, K. 2020/663, T. 23.09.2020 | 4077 sayılı Kanun döneminde imalatçı-üretici bütün seçimlik haklardan müteselsilen sorumludur. | Onama |
| Ankara BAM 27. HD, E. 2023/246, K. 2023/581, T. 17.05.2023 | Site ve apartman yönetimleri tüketicidir; yaptırdıkları işler tüketici işlemidir. | — |
| Kayseri BAM 6. HD, E. 2025/2519, K. 2026/413, T. 18.02.2026 | Tacirler arası satışta üreticiye ayıp hükümleriyle gidilemez; haksız fiil sorumluluğu saklıdır. | Esastan ret |
| İstanbul BAM 13. HD, E. 2023/1861, K. 2025/73, T. 23.01.2025 | Üreticinin garantiden sorumluluğu için garanti belgesinin kapsamı incelenmelidir. | Kaldırma |
SONUÇ
6502 sayılı Kanun döneminde üretici ve ithalatçı, tüketiciye karşı yalnızca ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değiştirme haklarından satıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur; bu sorumluluktan ancak ayıbın malın piyasaya sürülmesinden sonra doğduğunu ispatlayarak kurtulabilir. Bedel iadesi ve bedel indirimi talepleri kural olarak satıcıya yöneltilmelidir. Onarıma rağmen tekrar arızalanma hâlinde bedelin üreticiden de istenebileceğine ilişkin karar, bu sınırlamaya önemli bir istisna getirmekle birlikte yerleşik bir içtihat niteliği kazanmamıştır. 4077 sayılı Kanun dönemindeki geniş sorumluluk rejimi ise ancak 28.05.2014’ten önce kurulan sözleşmelerde uygulanabilir.
Site ve apartman yönetimleri, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket ettiklerinden bölge adliye mahkemesi kararlarında tüketici olarak kabul edilmekte ve uyuşmazlıklarında tüketici mahkemeleri görevli sayılmaktadır. Tüketici işlemi bulunmayan satışlarda ise alıcı, üreticiye karşı ayıp hükümlerine değil, ancak haksız fiil ya da garanti taahhüdüne dayanabilir. Uygulamada davanın açılmasından önce sözleşme tarihi, tarafların sıfatı, garanti belgesinin içeriği ve her bir seçimlik hakkın muhatabı ayrı ayrı belirlenmelidir.
DİPNOTLAR
- Yargıtay 3. HD, E. 2022/2228, K. 2023/184, T. 21.02.2023; Yargıtay 3. HD, E. 2022/6978, K. 2023/1556, T. 23.05.2023; Yargıtay 3. HD, E. 2020/6387, K. 2021/8131, T. 09.09.2021; Yargıtay 3. HD, E. 2023/2559, K. 2024/594, T. 13.02.2024. ↩
- Yargıtay 3. HD, E. 2023/825, K. 2023/2637, T. 11.10.2023; Yargıtay 3. HD, E. 2023/879, K. 2023/2672, T. 12.10.2023. ↩
- Yargıtay 3. HD, E. 2025/87, K. 2025/591, T. 03.02.2025. ↩
- Diyarbakır BAM 6. HD, E. 2022/2497, K. 2025/1197, T. 31.10.2025. ↩
- Yargıtay 13. HD, E. 2018/5828, K. 2019/1325, T. 06.02.2019; ayrıca bkz. Yargıtay 13. HD, E. 2018/6795, K. 2019/1326, T. 06.02.2019. ↩
- Yargıtay 3. HD, E. 2022/3706, K. 2023/186, T. 21.02.2023. ↩
- Yargıtay HGK, E. 2017/633, K. 2020/663, T. 23.09.2020; Yargıtay 13. HD, E. 2016/11215, K. 2018/12218, T. 17.12.2018; Yargıtay 13. HD, E. 2016/30630, K. 2017/5113, T. 27.04.2017; Yargıtay 13. HD, E. 2013/28818, K. 2014/15474, T. 14.05.2014; Yargıtay 13. HD, E. 2014/20801, K. 2014/21369, T. 26.06.2014; Yargıtay 3. HD, E. 2023/2890, K. 2024/1005, T. 05.03.2024. ↩
- Ankara BAM 3. HD, E. 2017/455, K. 2017/637, T. 16.06.2017; Yargıtay 13. HD, E. 2016/14941, K. 2018/8159, T. 20.09.2018. ↩
- Ankara BAM 27. HD, E. 2023/246, K. 2023/581, T. 17.05.2023. ↩
- Konya BAM 5. HD, E. 2021/1317, K. 2022/314, T. 24.02.2022. ↩
- Kayseri BAM 6. HD, E. 2025/2519, K. 2026/413, T. 18.02.2026. ↩
- İstanbul BAM 13. HD, E. 2023/1861, K. 2025/73, T. 23.01.2025. ↩
KAYNAKÇA
Mevzuat
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (m. 3, 8, 10, 11, 12, 73).
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 219 vd.).
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (mülga, m. 4).
Yargı Kararları
Yargıtay HGK, E. 2017/633, K. 2020/663, T. 23.09.2020.
Yargıtay 3. HD, E. 2020/6387, K. 2021/8131, T. 09.09.2021.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/2228, K. 2023/184, T. 21.02.2023.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/3706, K. 2023/186, T. 21.02.2023.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/6978, K. 2023/1556, T. 23.05.2023.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/825, K. 2023/2637, T. 11.10.2023.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/879, K. 2023/2672, T. 12.10.2023.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/2559, K. 2024/594, T. 13.02.2024.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/2890, K. 2024/1005, T. 05.03.2024.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/87, K. 2025/591, T. 03.02.2025.
Yargıtay 13. HD, E. 2013/28818, K. 2014/15474, T. 14.05.2014.
Yargıtay 13. HD, E. 2014/20801, K. 2014/21369, T. 26.06.2014.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/30630, K. 2017/5113, T. 27.04.2017.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/14941, K. 2018/8159, T. 20.09.2018.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/11215, K. 2018/12218, T. 17.12.2018.
Yargıtay 13. HD, E. 2018/5828, K. 2019/1325, T. 06.02.2019.
Yargıtay 13. HD, E. 2018/6795, K. 2019/1326, T. 06.02.2019.
Ankara BAM 3. HD, E. 2017/455, K. 2017/637, T. 16.06.2017.
Ankara BAM 27. HD, E. 2023/246, K. 2023/581, T. 17.05.2023.
Diyarbakır BAM 6. HD, E. 2022/2497, K. 2025/1197, T. 31.10.2025.
İstanbul BAM 13. HD, E. 2023/1861, K. 2025/73, T. 23.01.2025.
Kayseri BAM 6. HD, E. 2025/2519, K. 2026/413, T. 18.02.2026.
Konya BAM 5. HD, E. 2021/1317, K. 2022/314, T. 24.02.2022.
Kısaltmalar
BAM: Bölge Adliye Mahkemesi · E.: Esas · HD: Hukuk Dairesi · HGK: Hukuk Genel Kurulu · K.: Karar · T.: Tarih · TBK: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · TKHK: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun.