BİTENHUKUK BÜROSU

İlamın Kaldırılması Üzerine Vekâlet Ücretinin İadesi: Stopaj Tutarından Kim Sorumludur?

Restitution of Attorney’s Fees After Reversal of a Judgment: Who Bears the Withheld Income Tax?

Yazar: Av. Şahin BitenYayımlanma: Ekim 2026İcra · Vergi

Öz

Bir ilama dayanılarak ödenen karşı taraf vekâlet ücreti, ilamın istinaf veya temyiz aşamasında kaldırılması ya da bozulması üzerine geri istenebilir. Ödemeyi yapan taraf, 2019 yılından bu yana Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca vekâlet ücreti üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapmakla yükümlü olduğundan, iade talebinde avukatın eline geçen net tutarın mı yoksa stopaj dâhil brüt tutarın mı esas alınacağı sorusu ortaya çıkmaktadır. Bu yazıda İcra ve İflas Kanunu’nun 40 ve 361. maddeleri, sebepsiz zenginleşme hükümleri, Yargıtay ve Sayıştay kararları ile Gelir İdaresi özelgeleri ışığında bu sorunun yanıtı aranmakta ve yersiz yapılan tevkifatın vergi dairesinden iadesine ilişkin usul açıklanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: vekâlet ücreti, stopaj, gelir vergisi tevkifatı, GVK m. 94, icranın iadesi, İİK m. 40, sebepsiz zenginleşme, düzeltme talebi.

Abstract

Opposing-party attorney’s fees paid on the basis of a judgment may be reclaimed if the judgment is reversed on appeal or quashed on cassation. Since 2019 the paying party has been required under Article 94 of the Income Tax Law to withhold income tax on such fees, which raises the question whether restitution should be based on the net amount received by the attorney or on the gross amount including the withholding. Drawing on Articles 40 and 361 of the Enforcement and Bankruptcy Law, the rules on unjust enrichment, decisions of the Court of Cassation and the Court of Accounts, and rulings of the Revenue Administration, this article addresses that question and explains the procedure for reclaiming improperly withheld tax from the tax office.

Keywords: Attorney’s fees, withholding tax, income tax withholding, Income Tax Law Article 94, restitution of enforcement, Enforcement Law Article 40, unjust enrichment, correction request.

GİRİŞ

Davayı kazanan taraf lehine hükmedilen vekâlet ücreti, Avukatlık Kanunu’nun 164/4. maddesi uyarınca avukata aittir ve çoğu zaman ilamın kesinleşmesi beklenmeden icra takibiyle ya da doğrudan ödeme yoluyla tahsil edilir. İlamın daha sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya Yargıtay’ca bozulması hâlinde, ödemeyi yapan taraf bu tutarın iadesini ister. İade talebinin kapsamı bakımından uygulamada en çok tartışılan konu, ödeme sırasında kesilip vergi dairesine yatırılan gelir vergisi stopajıdır.

Bu yazıda önce iade yükümlülüğünün hukuki dayanağı, ardından vekâlet ücreti üzerinden yapılan tevkifatın güncel durumu ve son olarak iade talebinin net mi brüt mü olacağı ile yersiz kesilen verginin vergi dairesinden geri alınması ele alınmaktadır.

I. İADE YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN HUKUKİ DAYANAĞI

A. İcra Takibi Yoluyla Yapılan Ödemeler

İİK m. 40/2 uyarınca bir ilam hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır, yeniden esas hakkında karar verilir veya Yargıtay’ca bozulup aleyhine takip yapılan kişinin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla tahakkuk ederse, ayrıca hükme gerek kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade edilir. İİK m. 361 de icra dairelerince fazla tahsil edilerek alacaklıya verilen ya da yanlışlıkla bir tarafa ödenen paranın ayrıca hükme gerek kalmaksızın geri alınacağını öngörmektedir.

Bu yolla yapılacak iadenin kapsamı, alacaklının eline fiilen geçen tutarla sınırlıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, icranın iadesinde alacaklıdan yalnızca yapılan ödeme tutarının iadesinin istenebileceğini; icra müdürlüğünce yapılan ödeme ve kesintilerin açıklattırılarak ödemelerin kimin tarafından yapıldığı ve alacaklıya ne kadar ödeme yapıldığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır1.

B. Takip Dışında Yapılan Ödemeler

Ödeme bir icra takibi sonucunda değil de tarafların mutabakatıyla doğrudan yapılmışsa, İİK m. 40 ve 361 uygulanmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ilamın icra takibine konulması sonucu yapılmayan ve taraflar arasındaki mutabakat gereği avukatların şahsi hesabına yapılan bir ödemede bu hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığını; ilamın bozulması nedeniyle ödemeyi kabul eden avukatların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca sorumlu olduklarını kabul etmiştir2. Bu durumda iade talebi, TBK m. 77 vd. hükümlerine dayanan bir dava ile ileri sürülür.

II. VEKÂLET ÜCRETİ ÜZERİNDEN TEVKİFAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ

A. 7194 Sayılı Kanun Öncesi Tartışma

GVK m. 94/1-2, maddede sayılan kişi ve kurumlara serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılmasını öngörmektedir. Ancak karşı taraf vekâlet ücretinde ödemeyi yapan taraf avukattan bir hizmet almadığı için, bu ödemenin tevkifata tabi olup olmadığı uzun süre tartışılmıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu dönemde, icra vekâlet ücretinin takip masraflarına dâhil olduğunu ve borçlunun bu borcu icra dairesi aracılığıyla öderken gelir vergisi kesintisi yapmasının mümkün olmadığını kabul etmiştir3. İzmir Bölge İdare Mahkemesi de yargılama gideri olarak icra dairesine ödenen avukatlık ücretinin, karşı taraf vekilinden bir hizmet alınmadığı için stopaja tabi bir ödeme olmadığına hükmetmiştir4.

B. 7194 Sayılı Kanun ile Getirilen Açık Düzenleme

Bu tartışma, 5.12.2019 tarihli 7194 sayılı Kanunla GVK m. 94’e eklenen fıkrayla sona ermiştir. Hükme göre İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekâlet ücretini, icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil, ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır. Böylece GVK m. 94/1’de sayılan ve tevkifat yükümlüsü olan kişiler, karşı taraf vekâlet ücretini öderken tevkifat yapmak ve kesilen vergiyi vergi dairesine yatırmak zorundadır. Uygulamada serbest meslek ödemeleri için bu oran %20’dir.

Yeni düzenleme sonrasında verilen kararlarda da bu yükümlülük teyit edilmiş; borçlunun vekâlet ücretini icra dairesine yatırdığı durumlarda tevkifatın borçlu tarafından yapılması gerektiği ve tevkifat yapılmadan ödeme yapılıp sonradan vergi ödenmesi hâlinde bu tutarın karşı taraftan ayrıca istenebileceği kabul edilmiştir5. Dolayısıyla 2019 öncesine ait, karşı taraf vekâlet ücretinden kesinti yapılamayacağına ilişkin kararların bugün emsal olarak kullanılmasında dikkatli olunmalıdır.

III. İADEDE NET TUTAR MI BRÜT TUTAR MI?

A. Net Tutarın Esas Alınması Görüşü

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vergi dairesine yatırılan tutar bakımından avukatın bir zenginleşmesi bulunmadığını açıkça kabul etmiştir. Kararda, davalının vergi dairesine hataen ödenen gelir vergisinden dolayı bir zenginleşmesinin ve ödemede kusurunun bulunmadığı, davacı idarenin hataen ödediği gelir vergisini ilgili yerden her zaman geri isteyebileceği gözetildiğinde davalının vergi miktarından da sorumlu tutulmasının doğru olmadığı belirtilmiştir6.

Bu görüş, sebepsiz zenginleşme hukukunun temel ilkesiyle uyumludur: TBK m. 77 uyarınca iade borcu, zenginleşen kişinin malvarlığına fiilen giren değerle sınırlıdır. Stopaj tutarı avukatın malvarlığına hiç girmemiş, doğrudan vergi dairesine ödenmiştir. İcranın iadesine ilişkin içtihat da aynı yöndedir: Alacaklıdan yalnızca fiilen yapılan ödeme tutarı istenebilir1.

B. Somut Duruma Göre Araştırma Gerektiği Görüşü

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin başka bir kararında ise sorun, avukatın vekâlet ücreti gelirine ilişkin vergiyi ayrıca ödeyip ödemediğine bağlanmıştır. Daire, avukatın elde ettiği gelire bağlı olarak ödemesi gereken gelir vergisini ödemesi hâlinde sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını, ödememişse sebepsiz zenginleşme kuralları dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve bu konunun araştırılmasını istemiştir7. Bu yaklaşımın mantığı şudur: Tevkif edilen vergi, avukatın yıllık beyanında hesaplanan vergiden mahsup edilir; dolayısıyla stopaj, avukatın kendi vergi borcunu azaltmış olabilir ve bu ölçüde dolaylı bir zenginleşme doğabilir.

C. Brüt Tutarın Esas Alınması Görüşü

Bazı kararlarda ise brüt tutar esas alınmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vergiye esas matrahın brüt vekâlet ücreti olduğunu ve davacının bu miktar üzerinden vergi dairesine ödeme yaptığını gözeterek davalının brüt tutar üzerinden sorumlu olduğunu kabul etmiştir8. Sayıştay da kamu idarelerince yersiz ödenen vekâlet ücretlerinde kamu zararının, bütçeye gider olarak kaydedilen kesintisiz tutar üzerinden hesaplanması gerektiğini ve fazla tahakkuk ettirilen tutarın tamamının avukatlar adına borç kaydedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak aynı karar, bu durumda yersiz kesilen verginin kişi adına fazla ödenmiş sayılacağını ve avukat tarafından vergi dairesinden ret ve iade talep edilebileceğini de kabul etmektedir9.

Gelir İdaresi de bir özelgesinde, tahsil edilen vekâlet ücretinin kesinti yapılmışsa vergi kesintisi dâhil toplam tutar olarak iade edilmesi gerektiğini ve iadenin geçerli belgelerle ispatı kaydıyla daha önce gelir yazılan vekâlet ücretinin GVK m. 68 uyarınca serbest meslek kazancının tespitinde gider yazılabileceğini açıklamıştır.

D. Değerlendirme

Kanaatimizce iki yaklaşım arasındaki fark, aslında iade borcunun kime yöneltileceği sorusundan doğmaktadır. Stopaj tutarı avukatın malvarlığına girmediğinden, sebepsiz zenginleşme ilkeleri gereği avukattan istenebilecek tutar kural olarak net tutardır. Stopaj tutarı ise ödemeyi yapan tarafça, vergi sorumlusu sıfatıyla bağlı olduğu vergi dairesinden düzeltme yoluyla geri istenmelidir. Avukatın brüt tutarı iade etmesi hâlinde ise vergi idaresi önünde yersiz kesilen vergiyi kendisi adına geri isteme ya da iade ettiği tutarı gider yazma imkânı bulunmaktadır. Her iki yolda da aynı verginin iki kez ödenmesi veya iki kez iade edilmesi önlenmelidir.

Avukatın stopajı yıllık beyannamesinde mahsup etmiş olduğu durumlarda ise Yargıtay’ın araştırma gerektiğine ilişkin yaklaşımı önem kazanır. Bu durumda avukattan brüt tutarın istenmesi, onu yeniden vergi idaresine başvurmak zorunda bırakır; net tutarın istenmesi ise ödemeyi yapanın stopajı vergi dairesinden geri almasını gerektirir. Uygulamada hangi yolun izleneceği, tarafların ve vergi idaresinin durumuna göre belirlenmeli ve bu konuda ödeme belgeleri ile vergi dairesine yapılan bildirimler mutlaka dosyaya sunulmalıdır.

IV. YERSİZ TEVKİFATIN VERGİ DAİRESİNDEN İADESİ

Gelir İdaresi özelgelerinde, vekâlet ücreti ödemelerinden tevkifat yapılan ve ödemenin sonradan yersiz hâle geldiği durumlarda, tevkifatı yapan kişinin bağlı olduğu vergi dairesine düzeltme talebinde bulunarak yapılan tevkifatın yersiz ödenen vergiler kapsamında iadesini isteyebileceği açıklanmıştır. Sayıştay da yersiz ödeme sırasında kesilen vergilerin vergi dairesine kişi adına yersiz ve fazla ödenmiş olacağından, ilgili kişinin vergi dairesinden ret ve iade talebinde bulunabileceğini kabul etmektedir9.

Uygulamada iade talebinde bulunacak kişinin, ilamın kaldırıldığını veya bozulduğunu gösteren karar ile ödemenin ve tevkifatın yapıldığını gösteren muhtasar beyanname kayıtlarını düzeltme dilekçesine eklemesi gerekir. Avukatın stopajı yıllık beyannamesinde mahsup etmiş olması hâlinde vergi idaresinin bu durumu dikkate alması ve mükerrer iadeyi önlemesi beklenir.

Tablo 1. Vekâlet ücreti iadesinde stopaja ilişkin yaklaşımlar

Merci / KünyeYaklaşımİade kapsamı
Yargıtay 3. HD, E. 2019/5120, K. 2019/8766, T. 05.11.2019Vergi dairesine ödenen tutardan avukatın zenginleşmesi yoktur; ödeyen vergiyi vergi dairesinden ister.Net tutar
Yargıtay 8. HD, E. 2012/14132, K. 2013/3167, T. 11.03.2013İcranın iadesinde alacaklıya fiilen yapılan ödeme iade edilir.Fiilen ödenen
Yargıtay 3. HD, E. 2017/1064, K. 2018/11432, T. 13.11.2018Avukatın gelir vergisini ödeyip ödemediği araştırılmalıdır.Duruma göre
Yargıtay 3. HD, E. 2014/12300, K. 2015/5807, T. 08.04.2015Matrah brüt ücrettir; ödeyen bu tutar üzerinden vergi yatırmıştır.Brüt tutar
Sayıştay 4. D., K. 218, T. 16.01.2020Kamu zararı kesintisiz tutar üzerinden hesaplanır; avukat vergiyi vergi dairesinden geri isteyebilir.Brüt tutar
Yargıtay HGK, E. 2009/569, K. 2009/609, T. 30.12.2009Takip dışı ödemede İİK m. 40 ve 361 uygulanmaz; sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.—

SONUÇ

İlamın kaldırılması veya bozulması üzerine karşı taraf vekâlet ücretinin iadesi, ödeme icra takibi yoluyla yapılmışsa İİK m. 40 ve 361, doğrudan yapılmışsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabidir. 7194 sayılı Kanunla GVK m. 94’e eklenen fıkra nedeniyle, 2019 sonundan bu yana karşı taraf vekâlet ücretini ödeyen tevkifat yükümlülerinin gelir vergisi kesintisi yapması zorunludur; bu nedenle önceki dönemin kesinti yapılamayacağına ilişkin içtihadı bugün dikkatle değerlendirilmelidir.

İadenin kapsamı bakımından Yargıtay kararları tam bir birlik içinde değildir. Sebepsiz zenginleşme ilkeleri ve icranın iadesine ilişkin içtihat, avukattan kural olarak eline fiilen geçen net tutarın istenebileceğini, stopaj tutarının ise ödemeyi yapan tarafından vergi dairesinden düzeltme yoluyla geri alınması gerektiğini göstermektedir. Brüt tutarın iadesinin kabul edildiği durumlarda ise avukatın yersiz kesilen vergiyi vergi dairesinden geri isteme ya da gider yazma imkânı bulunmaktadır. Her durumda ödeme ve kesinti belgelerinin eksiksiz sunulması ve aynı vergi için mükerrer iade veya ödeme yapılmasının önlenmesi gerekir.

DİPNOTLAR

  1. Yargıtay 8. HD, E. 2012/14132, K. 2013/3167, T. 11.03.2013. ↩
  2. Yargıtay HGK, E. 2009/569, K. 2009/609, T. 30.12.2009. ↩
  3. Yargıtay 8. HD, E. 2014/20727, K. 2015/22832, T. 21.12.2015; Yargıtay 8. HD, E. 2013/14434, K. 2014/2007, T. 10.02.2014. ↩
  4. İzmir BİM 1. VDD, E. 2017/1559, K. 2017/1884, T. 29.06.2017. ↩
  5. İstanbul 2. ATM, E. 2023/668, K. 2025/342, T. 07.05.2025. ↩
  6. Yargıtay 3. HD, E. 2019/5120, K. 2019/8766, T. 05.11.2019. ↩
  7. Yargıtay 3. HD, E. 2017/1064, K. 2018/11432, T. 13.11.2018. ↩
  8. Yargıtay 3. HD, E. 2014/12300, K. 2015/5807, T. 08.04.2015. ↩
  9. Sayıştay 4. Daire, K. 218, T. 16.01.2020. ↩

KAYNAKÇA

Mevzuat

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (m. 68, 94; 7194 sayılı Kanun ile eklenen fıkra).

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m. 40, 361).

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 77 vd.).

1136 sayılı Avukatlık Kanunu (m. 164).

Yargı ve Sayıştay Kararları

Yargıtay HGK, E. 2009/569, K. 2009/609, T. 30.12.2009.

Yargıtay 3. HD, E. 2014/12300, K. 2015/5807, T. 08.04.2015.

Yargıtay 3. HD, E. 2017/1064, K. 2018/11432, T. 13.11.2018.

Yargıtay 3. HD, E. 2019/5120, K. 2019/8766, T. 05.11.2019.

Yargıtay 8. HD, E. 2012/14132, K. 2013/3167, T. 11.03.2013.

Yargıtay 8. HD, E. 2013/14434, K. 2014/2007, T. 10.02.2014.

Yargıtay 8. HD, E. 2014/20727, K. 2015/22832, T. 21.12.2015.

İzmir BİM 1. VDD, E. 2017/1559, K. 2017/1884, T. 29.06.2017.

İstanbul 2. ATM, E. 2023/668, K. 2025/342, T. 07.05.2025.

Sayıştay 4. Daire, K. 218, T. 16.01.2020.

İdari Görüşler

Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri, T. 29.03.2017, 19.03.2021 ve 21.03.2022.

Kısaltmalar

ATM: Asliye Ticaret Mahkemesi · BİM: Bölge İdare Mahkemesi · E.: Esas · GVK: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu · HD: Hukuk Dairesi · HGK: Hukuk Genel Kurulu · İİK: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu · K.: Karar · T.: Tarih · TBK: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · VDD: Vergi Dava Dairesi.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

İlk görüşmede belgeleriniz, süreler ve seçenekleriniz birlikte gözden geçirilir.