Öz
Uygulamada şirketler, haklarında devam eden bir icra takibi veya dava bulunmasına rağmen tasfiye edilip ticaret sicilinden silinebilmektedir. Bu durumda alacaklının karşısında artık hukuken var olmayan bir borçlu bulunur ve takip ilerletilemez. Bu yazıda, Türk Ticaret Kanunu’nun 541 ve 547. maddeleri ile Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararları ışığında, uyuşmazlık konusu borç için para depo edilmeden ya da teminat gösterilmeden tamamlanan tasfiyenin hukuki sonucu, alacaklının açabileceği ihya ve ek tasfiye davasının görev, yetki, süre ve husumet koşulları, ihyanın derdest takiple sınırlı kapsamı, tasfiye memuru atanması, yargılama giderlerinden kimin sorumlu tutulacağı ve tasfiye memurunun kişisel sorumluluğu ele alınmaktadır.
Anahtar Kelimeler: şirketin ihyası, ek tasfiye, TTK m. 547, tasfiye memuru, terkin, derdest icra takibi, TTK m. 541, TTK geçici 7, husumet.
Abstract
In practice, companies are sometimes liquidated and struck off the trade register despite pending enforcement proceedings or lawsuits against them. The creditor then faces a debtor that no longer legally exists, and enforcement cannot proceed. Drawing on Articles 541 and 547 of the Turkish Commercial Code and decisions of the Court of Cassation and regional appellate courts, this article examines the legal consequence of a liquidation completed without depositing funds or providing security for the disputed debt, the jurisdiction, venue, time-limit and standing requirements of the action for revival and supplementary liquidation, the scope of revival limited to the pending proceedings, the appointment of a liquidator, liability for litigation costs, and the personal liability of the liquidator.
Keywords: Revival of a company, supplementary liquidation, Commercial Code Article 547, liquidator, deregistration, pending enforcement, Commercial Code Article 541, Provisional Article 7, standing.
GİRİŞ
Bir şirkete karşı icra takibi başlatmış ya da dava açmış alacaklı, bir gün borçlu şirketin tasfiye edildiğini ve ticaret sicilinden silindiğini öğrenebilir. Tüzel kişiliği sona ermiş bir borçluya karşı takip işlemi yapılamayacağından, ödeme emri tebliğ edilemez, haciz uygulanamaz ve takip fiilen durur. Alacaklının bu noktada izlemesi gereken yol, şirketin ihyası ve ek tasfiyesidir.
Bu yazıda, uyuşmazlık konusu bir borç varken tamamlanan tasfiyenin hukuki sonucu, ihya ve ek tasfiye davasının koşulları, ihyanın kapsamı ve tasfiye memurunun sorumluluğu ele alınmaktadır. Değerlendirmeler, Türk Ticaret Kanunu’nun güncel hükümleri ile 2019–2026 yılları arasındaki Yargıtay, bölge adliye mahkemesi ve asliye ticaret mahkemesi kararlarına dayanmaktadır.
I. DERDEST BORÇ VARKEN TAMAMLANAN TASFİYENİN SONUCU
A. Tasfiye Memurunun Depo ve Teminat Yükümlülüğü
TTK m. 541/3 uyarınca şirketin henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki bu borçlar yeterli biçimde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun. Bu hükme aykırı hareket eden tasfiye memurları, haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı TTK m. 553 uyarınca sorumludur (TTK m. 541/4). Limited şirketler bakımından da TTK m. 643 yollamasıyla anonim şirketlere ilişkin tasfiye hükümleri uygulanır.
Hakkında derdest bir icra takibi veya dava bulunan borç, tipik olarak “hakkında uyuşmazlık bulunan borç” niteliğindedir. Bölge adliye mahkemeleri, bu tür borçlar için depo yapılmadan veya teminat gösterilmeden tamamlanan tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz bir tasfiye sayılamayacağını kabul etmektedir1.
B. Tüzel Kişiliğin Sona Ermediği Kabulü
Yargı kararlarında, tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuken kabulü için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmış olması gerektiği; tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa şirket sicilden silinse bile tüzel kişiliğin sona erdiğinden söz edilemeyeceği vurgulanmaktadır2. Tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması hâlinde gerçek anlamda bir tasfiyeden söz edilemeyeceği ve bundan zarar görenlerin şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olduğu da kabul edilmektedir3.
II. İHYA VE EK TASFİYE DAVASININ KOŞULLARI
A. Kanuni Dayanak
TTK m. 547/1 uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Alacaklının derdest takibi sonuçlandırması, bu anlamda zorunlu bir ek tasfiye işlemidir.
Şirketin olağan tasfiye yerine TTK geçici 7. madde uyarınca re’sen silinmiş olması da alacaklının ihya istemesine engel değildir. Bu madde de ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurup şirketin ihyasını isteyebileceğini düzenlemektedir. Ancak hükmün ikinci fıkrası, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlere geçici 7. maddenin uygulanmayacağını öngörmektedir. Bu nedenle derdest bir dava varken bu yolla yapılan silme, kendi başına hukuka aykırılık oluşturur.
B. Görev ve Yetki
İhya ve ek tasfiye davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir; limited şirketler bakımından bu sonuç TTK m. 643’ün yollamasıyla TTK m. 547/1’den doğar4. Takibin hangi icra dairesinde yürütüldüğü yetkiyi etkilemez.
C. Süre
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, TTK m. 547 uyarınca açılan ihya davalarında bir sürenin söz konusu olmadığını açıkça belirtmiştir5. Dolayısıyla bu dava, herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımına tabi değildir. Bununla birlikte alacağın kendisine ilişkin zamanaşımı süreleri işlemeye devam edebileceğinden, ihya davasının gecikmeksizin açılması alacaklının yararınadır.
D. Husumet
Dava, şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye memuru veya tasfiye kurulu üyeleri ile terkin işlemini yapan ticaret sicili müdürlüğüne birlikte yöneltilmelidir. Bu husus mahkemece re’sen gözetilir6. Tasfiye memurunun davaya dâhil edilmemesi, davanın husumet yönünden reddine yol açabilir7.
E. Hukuki Yarar
Derdest bir icra takibi bulunurken şirketin sicilden silinmesi hâlinde alacaklının ihya davası açmakta hukuki yararı bulunduğu yerleşik içtihatla sabittir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, tasfiye nedeniyle sicilden silinen şirket aleyhine başlatılan takipte taraf teşkilinin sağlanması ve takibin gereğinin yapılabilmesi için ihya istemekte hukuki yarar bulunduğunu belirtmiştir5. Bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemeleri de icra takibine devam edilebilmesi için alacaklının hukuki menfaati bulunduğunu kabul etmektedir8. İhya davasında alacağın varlığı veya miktarı tartışılmaz; bu konular takip veya dava dosyasında incelenir.
III. İHYANIN KAPSAMI VE TASFİYE MEMURU ATANMASI
A. Derdest Takiple Sınırlı İhya
Ek tasfiye, şirketin genel ve süresiz olarak yeniden canlandırılması değildir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, ek tasfiyeye ilişkin prosedürün emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemece şirket hakkındaki derdest icra takip dosyasıyla sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasının yerinde olduğunu belirtmiştir9. Ek tasfiyenin yeni bir hukuki durum yaratmayıp tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir olduğu da vurgulanmıştır3.
Bu nedenle dava dilekçesinde ihyası istenen şirketin hangi takip veya dava dosyası için ihyasının talep edildiği açıkça gösterilmeli, hüküm fıkrasında da bu dosyanın belirtilmesi istenmelidir. Böylece ihya kararı icra dairesinde tereddütsüz uygulanabilir.
B. Tasfiye Memurunun Belirlenmesi
TTK m. 547/2 uyarınca mahkeme istemi yerinde bulursa, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir ya da birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir10. Mahkemeler uygulamada çoğunlukla son tasfiye memurunu görevlendirmekte, gerekli gördüklerinde yeni bir kişiyi de atayabilmektedir11.
IV. YARGILAMA GİDERLERİ VE TASFİYE MEMURUNUN SORUMLULUĞU
A. Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti
Ticaret sicili müdürlüğü ihya davasında yasal hasım konumundadır ve tasfiyenin usulsüz kapatılmasında kusuru bulunmadığından kural olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaz. Buna karşılık derdest takip veya dava varken tasfiyeyi usulsüz kapatarak davanın açılmasına sebebiyet veren tasfiye memuru, HMK m. 326 uyarınca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumludur12. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi de derdest dava mevcutken tasfiyeyi usulsüz sonlandıran tasfiye memurunun, davacı yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasını yerinde bulmuştur13.
B. Tasfiye Memurunun Kişisel Sorumluluğu
Tasfiye memuru, TTK m. 553/1 uyarınca kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal ettiği takdirde şirket alacaklılarına karşı da verdiği zarardan sorumludur. TTK m. 541/4 ise depo yükümlülüğüne aykırı hareket eden tasfiye memurunun haksız olarak ödediği paralardan bu madde uyarınca sorumlu olacağını açıkça belirtmektedir. Derdest takip varken borç için karşılık ayırmadan şirket varlığını dağıtan ve tasfiyeyi kapatan tasfiye memurunun bu yükümlülüğü ihlal ettiği kabul edilmektedir14.
Bu sorumluluk, ihya ve ek tasfiye sonucunda alacağın şirketten tahsil edilememesi hâlinde önem kazanır. Şirketin malvarlığı tasfiye sırasında pay sahiplerine dağıtılmışsa, alacaklı ihya edilen şirkete karşı takibine devam ederken ayrıca tasfiye memuruna karşı sorumluluk davası açmayı değerlendirebilir. Bu davada alacaklının, tasfiye memurunun kusurunu, zararı ve aralarındaki illiyet bağını ispat etmesi gerekir.
Tablo 1. Alacaklı bakımından izlenecek aşamalar
| No | İşlem | Açıklama |
|---|---|---|
| 1 | İhya ve ek tasfiye davası | Şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde; tasfiye memuru ve ticaret sicili müdürlüğüne karşı; derdest takip dosyasıyla sınırlı ihya ve tasfiye memuru atanması istemiyle açılır. Süreye tabi değildir. |
| 2 | Yargılama giderleri | Tasfiyeyi usulsüz kapatan tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması istenir. |
| 3 | Tescil ve ilan | Kesinleşen ihya kararı ve atanan tasfiye memuru ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. |
| 4 | Takibin devamı | İhya kararı icra dosyasına sunulur; tebligatlar atanan tasfiye memuruna yapılarak takip işlemlerine devam edilir. |
| 5 | Tasfiye memurunun sorumluluğu | Alacak şirketten tahsil edilemezse TTK m. 541/4 ve 553 uyarınca tasfiye memuruna karşı tazminat yolu değerlendirilir. |
SONUÇ
Hakkında derdest bir icra takibi veya dava bulunan şirketin, uyuşmazlık konusu borç için para depo edilmeden ya da teminat gösterilmeden tasfiye edilip sicilden silinmesi, TTK m. 541/3’e aykırıdır ve usulüne uygun bir tasfiye sayılmaz. Alacaklı, bu durumda TTK m. 547 uyarınca süreye bağlı olmaksızın şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde, tasfiye memuru ve ticaret sicili müdürlüğüne karşı ihya ve ek tasfiye davası açabilir. İhya, derdest takip dosyasıyla sınırlı olarak verilir ve bu işlemleri yürütmek üzere bir tasfiye memuru atanır.
Tasfiyeyi usulsüz kapatan tasfiye memuru, ihya davasının yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmakta; alacağın şirketten tahsil edilememesi hâlinde ise TTK m. 541/4 ve 553 uyarınca alacaklıya karşı kişisel olarak sorumlu olabilmektedir. Alacaklının dava dilekçesinde takip dosyasını açıkça belirtmesi, husumeti doğru yöneltmesi ve tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasını istemesi, sürecin hızlı ve masrafsız tamamlanması bakımından belirleyicidir.
DİPNOTLAR
- İstanbul BAM 43. HD, E. 2022/512, K. 2022/584, T. 28.04.2022; İstanbul BAM 43. HD, E. 2023/1513, K. 2023/1572, T. 29.12.2023. ↩
- İstanbul Anadolu 12. ATM, E. 2021/713, K. 2022/31, T. 19.01.2022. ↩
- İstanbul BAM 43. HD, E. 2021/1621, K. 2021/1116, T. 30.09.2021. ↩
- Bakırköy 7. ATM, E. 2023/689, K. 2023/905, T. 25.09.2023. ↩
- Yargıtay 11. HD, E. 2023/4642, K. 2023/5334, T. 26.09.2023. ↩
- İstanbul Anadolu 12. ATM, E. 2021/713, K. 2022/31, T. 19.01.2022. ↩
- İstanbul Anadolu 8. ATM, E. 2022/341, K. 2024/271, T. 26.03.2024. ↩
- İstanbul BAM 14. HD, E. 2023/1331, K. 2023/1423, T. 20.09.2023; Bakırköy 5. ATM, E. 2019/301, K. 2019/837, T. 10.07.2019. ↩
- İzmir BAM 11. HD, E. 2023/1189, K. 2023/1097, T. 18.07.2023. ↩
- İstanbul 16. ATM, E. 2024/564, K. 2025/69, T. 30.01.2025; İstanbul BAM 43. HD, E. 2025/1895, K. 2025/2085, T. 31.12.2025. ↩
- Yargıtay 11. HD, E. 2024/3446, K. 2024/5305, T. 27.06.2024. ↩
- İstanbul BAM 43. HD, E. 2025/1895, K. 2025/2085, T. 31.12.2025. ↩
- İstanbul BAM 13. HD, E. 2026/412, K. 2026/484, T. 05.03.2026; aynı yönde Yargıtay 11. HD, E. 2024/3446, K. 2024/5305, T. 27.06.2024; Bakırköy 5. ATM, E. 2019/301, K. 2019/837, T. 10.07.2019. ↩
- İstanbul 16. ATM, E. 2024/564, K. 2025/69, T. 30.01.2025; Bakırköy 7. ATM, E. 2023/689, K. 2023/905, T. 25.09.2023; İstanbul Anadolu 11. ATM, E. 2021/165, K. 2021/558, T. 30.06.2021. ↩
KAYNAKÇA
Mevzuat
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 541, 545, 547, 553, 643, geçici 7).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 326).
Yargı Kararları
Yargıtay 11. HD, E. 2023/4642, K. 2023/5334, T. 26.09.2023.
Yargıtay 11. HD, E. 2024/3446, K. 2024/5305, T. 27.06.2024.
İstanbul BAM 13. HD, E. 2026/412, K. 2026/484, T. 05.03.2026.
İstanbul BAM 14. HD, E. 2023/1331, K. 2023/1423, T. 20.09.2023.
İstanbul BAM 43. HD, E. 2021/1621, K. 2021/1116, T. 30.09.2021.
İstanbul BAM 43. HD, E. 2022/512, K. 2022/584, T. 28.04.2022.
İstanbul BAM 43. HD, E. 2023/1513, K. 2023/1572, T. 29.12.2023.
İstanbul BAM 43. HD, E. 2025/1895, K. 2025/2085, T. 31.12.2025.
İzmir BAM 11. HD, E. 2023/1189, K. 2023/1097, T. 18.07.2023.
Bakırköy 5. ATM, E. 2019/301, K. 2019/837, T. 10.07.2019.
Bakırköy 7. ATM, E. 2023/689, K. 2023/905, T. 25.09.2023.
İstanbul 16. ATM, E. 2024/564, K. 2025/69, T. 30.01.2025.
İstanbul Anadolu 8. ATM, E. 2022/341, K. 2024/271, T. 26.03.2024.
İstanbul Anadolu 11. ATM, E. 2021/165, K. 2021/558, T. 30.06.2021.
İstanbul Anadolu 12. ATM, E. 2021/713, K. 2022/31, T. 19.01.2022.
Kısaltmalar
ATM: Asliye Ticaret Mahkemesi · BAM: Bölge Adliye Mahkemesi · E.: Esas · HD: Hukuk Dairesi · HMK: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu · K.: Karar · T.: Tarih · TTK: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu.