BİTENHUKUK BÜROSU

Üçüncü Kişi Tarafından Verilen Üst Sınır İpoteğine Dayalı Takipte Borçlu İtirazına Karşı Alacaklının Yolları

Creditor’s Remedies Against the Debtor’s Objection in Enforcement Based on a Maximum-Amount Mortgage Granted by a Third Party

Yazar: Av. Şahin BitenYayımlanma: Temmuz 2026İcra ve iflas · İpotek

Öz

Ticari ilişkilerde cari hesap alacakları çoğu zaman borçlu şirket dışındaki bir üçüncü kişiye ait taşınmaz üzerine kurulan üst sınır ipoteğiyle güvence altına alınmaktadır. Bu ipoteğe dayanılarak başlatılan ilamsız takipte ipotek malikinin yetki, borç ve faiz itirazında bulunması hâlinde takip durur ve alacaklının takibe devam edebilmesi için icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ya da genel mahkemede itirazın iptalini sağlaması gerekir. Bu yazıda İcra ve İflas Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri, Yargıtay ve ilk derece mahkemesi kararları ışığında takip türünün belirlenmesi, yetki itirazının değerlendirilmesi, iki başvuru yolunun kapsamı ve süreleri, ödeme isteminin hem borçluya hem ipotek malikine yapılması zorunluluğu, asıl borçlu ile ipotek veren arasındaki zorunlu takip arkadaşlığı, ipotek limitinin etkisi ve icra inkâr tazminatı incelenmektedir.

Anahtar Kelimeler: ipoteğin paraya çevrilmesi, üst sınır ipoteği, cari hesap, itirazın kaldırılması, itirazın iptali, İİK m. 150/a, TMK m. 887, takip arkadaşlığı, icra inkâr tazminatı, arabuluculuk.

Abstract

In commercial relationships, current-account receivables are often secured by a maximum-amount mortgage over real property belonging to a third party rather than the debtor company. When the mortgagor objects to jurisdiction, the debt and interest in non-judgment enforcement based on such a mortgage, enforcement stops and the creditor must obtain either removal of the objection from the enforcement court or annulment of the objection from a general court. Drawing on the Enforcement and Bankruptcy Law, the Civil Code and decisions of the Court of Cassation and first-instance courts, this article examines the type of enforcement, the assessment of jurisdictional objections, the scope and time limits of the two remedies, the requirement that the payment demand be made to both debtor and mortgagor, mandatory joinder of the principal debtor and the mortgagor, the effect of the mortgage limit, and compensation for denial.

Keywords: Foreclosure of mortgage, maximum-amount mortgage, current account, removal of objection, annulment of objection, Enforcement Law Article 150/a, Civil Code Article 887, joint parties to enforcement, compensation for denial, mediation.

GİRİŞ

Ticari ilişkilerde cari hesap alacakları, borçlu şirket dışındaki bir üçüncü kişiye ait taşınmaz üzerinde kurulan üst sınır ipoteğiyle güvence altına alınabilmektedir. Borç ödenmediğinde alacaklı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatır. İpotek malikinin ödeme emrine yetki, borç ve faiz itirazında bulunması ise takibi durdurur.

Bu yazıda, böyle bir takipte alacaklının takibe devam edebilmek için başvurabileceği yollar ve dikkat etmesi gereken usul kuralları ele alınmaktadır. Değerlendirmeler, ilgili kanun hükümlerinin güncel metinleri ile Yargıtay ve ilk derece mahkemesi kararlarına dayanmaktadır.

I. TAKİP TÜRÜNÜN BELİRLENMESİ

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte izlenecek usul, ipotek akit tablosunun içeriğine göre belirlenir. İİK m. 149 uyarınca akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içeriyor ve alacak muaccelse, borçluya ve taşınmazı rehnetmiş üçüncü kişiye icra emri gönderilir; bu durumda borçlu ancak icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alarak takibi durdurabilir. Buna karşılık ipotek, cari hesap veya kredi sözleşmesi gibi bir ilişkiden doğacak alacakları güvence altına alan bir üst sınır ipoteği ise, akit tablosu belirli bir borç ikrarı içermediğinden borçlulara ödeme emri gönderilir ve ödeme emrine itiraz hakkında İİK m. 150/a yollamasıyla İİK m. 62 ila 72 hükümleri uygulanır1.

Cari hesap alacağını güvence altına alan üst sınır ipoteğine dayalı takip, tipik olarak bu ikinci gruba girer. Bu nedenle borçlunun yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmesiyle takip durur ve alacaklı, takibe devam edebilmek için ya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ya da genel mahkemede itirazın iptalini sağlamak zorundadır2.

II. TAKİBİN ÖN KOŞULLARI

A. Ödeme İstemi: TMK m. 887

TMK m. 887 uyarınca ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye ihbar yapılmadıkça onun yönünden borcun muaccel olmayacağını ve hakkında takip başlatılamayacağını; bu hususun kamu düzeninden olduğunu, İİK m. 16/2 uyarınca süresiz şikâyete tabi bulunduğunu ve mahkemece re’sen gözetileceğini kabul etmiştir3. Bu nedenle cari hesabın kesilmesine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnamenin asıl borçlunun yanı sıra ipotek malikine de tebliğ edilmiş olması, takibin geçerliliği bakımından belirleyicidir.

B. Zorunlu Takip Arkadaşlığı

Asıl borçlu ile ipotek veren üçüncü kişi arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, zorunlu dava arkadaşlığında davanın davalılardan biri hakkında takip edilmeyerek diğeri hakkında yürütülmesinin olanaksız olduğunu ve takip üçüncü kişiye karşı kesinleşmiş olsa bile asıl borçluya karşı kesinleşmedikçe ipotekli taşınmazın satışının istenemeyeceğini belirtmiştir2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi de asıl borçlu ile rehin veren üçüncü kişinin birlikte takip edilmesi gerektiğini vurgulamıştır4. Bu kural, itirazın iptali davasının da her ikisine birlikte yöneltilmesini gerektirir.

III. YETKİ İTİRAZI

İİK m. 148 uyarınca taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesinde takip talebinde bulunabilir. Bu düzenleme, genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesi (İİK m. 50) ile taşınmazın bulunduğu yer icra dairesi arasında alacaklıya seçim hakkı tanır5. İpotek akit tablosuna dayalı takiplerde kesin yetki kuralı bulunmadığı da kabul edilmektedir6. Bu nedenle takip taşınmazın bulunduğu yer icra dairesinde başlatılmışsa, borçlunun yetki itirazı kural olarak yerinde değildir. Takip başka bir yerde başlatılmışsa ise yetkinin HMK’nın genel yetki kuralları, varsa tacirler arasındaki yetki sözleşmesi ve para borçlarında ifa yerine ilişkin TBK m. 89 çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir7.

İİK m. 50/2 uyarınca yetki itirazı esasa ilişkin itirazla birlikte yapılır ve icra mahkemesince önce yetki meselesi incelenip kesin olarak karara bağlanır. Borçlu yalnızca yetki itirazında bulunmuşsa bu itirazın kaldırılması münhasıran icra mahkemesine aittir; yetki itirazıyla birlikte borca da itiraz edilmiş ve alacaklı itirazın iptali davası açmışsa, mahkeme önce icra dairesinin yetkisini inceler, itiraz yerinde değilse borca ilişkin itirazın incelenmesine geçer8.

IV. İKİ BAŞVURU YOLUNUN KARŞILAŞTIRILMASI

A. İcra Mahkemesinde İtirazın Kaldırılması

İİK m. 68 uyarınca alacaklının takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların usulüne göre verdikleri bir belgeye dayanıyorsa, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İİK m. 150/a-1 ise ipotek bir cari hesap veya işleyecek kredi gibi bir sözleşmenin teminatı olarak verilmişse, icra mahkemesinin bu sözleşmeyi ve ilgili belge ve makbuzları İİK m. 68’deki esaslara göre incelemeye yetkili olduğunu öngörmektedir.

Ancak bu yetki sınırlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra mahkemesinin İİK m. 150/a-1 uyarınca cari hesap sözleşmesini ve ilgili belgeleri inceleme yetkisini kabul etmekle birlikte, kural olarak cari hesap ve kredi sözleşmelerinin İİK m. 68’de sayılan belgelerden olmadığını ve alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasının istenemeyeceğini belirtmiştir9. Bu nedenle alacağın faturalar, ticari defterler ve cari hesap ekstreleriyle ispatlanacağı bir ticari ilişkide, icra mahkemesinin dar inceleme yetkisi içinde sonuç alınması güçtür. İtirazın kaldırılması yolu, ancak borçlunun hesap özetini veya hesap kat ihtarnamesini süresinde itiraz etmeksizin kabul ettiği ya da borcu imzalı bir belgeyle ikrar ettiği durumlarda gerçekçi bir seçenektir.

B. Genel Mahkemede İtirazın İptali

İİK m. 67/1 uyarınca alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat ederek itirazın iptalini dava edebilir. Bu dava, takip hukukuna sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisini inceleyerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandırır10. Taraflar tacir olduğunda dava ticari dava niteliği taşır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür.

Bu davada ipotek kurulmuş olması, alacağın varlığının ve miktarının kanıtı değildir; alacaklı cari hesap alacağını ticari defterler, faturalar ve diğer belgelerle ispatlamak zorundadır11. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaması ve kapanış tasdiklerinin yapılmaması, defterlerin delil vasfını ortadan kaldırabilir6. Bu nedenle davadan önce defterlerin, faturaların, BA-BS bildirimlerinin ve cari hesap mutabakatlarının eksiksiz hazırlanması gerekir.

C. Zorunlu Arabuluculuk

TTK m. 5/A uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu nedenle itirazın iptali davasından önce ticari arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve anlaşamama tutanağının dava dilekçesine eklenmesi gerekir12. 6325 sayılı Kanun m. 18/A uyarınca arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez; buna rağmen başvurunun itirazın tebliğinden sonra gecikmeksizin yapılması, takibin uzun süre durmasını önlemek bakımından yararlıdır. İcra mahkemesinde itirazın kaldırılması yolu ise arabuluculuk şartına tabi değildir.

Tablo 1. İki başvuru yolunun karşılaştırılması

Ölçütİtirazın kaldırılması (İİK m. 68, 150/a)İtirazın iptali (İİK m. 67)
Merciİcra mahkemesiAsliye ticaret mahkemesi (ticari ilişkide)
Süreİtirazın tebliğinden itibaren 6 ayİtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl
İncelemeBelgeye dayalı, dar inceleme; cari hesap kural olarak yargılamayı gerektirirGenel hükümlere göre tam inceleme; defter, fatura, bilirkişi
ArabuluculukDava şartı değildirTTK m. 5/A uyarınca dava şartıdır
Hükmün niteliğiMaddi anlamda kesin hüküm oluşturmazUyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandırır
TazminatEsasa ilişkin kabulde en az %20 (İİK m. 68)İtiraz haksızsa en az %20 icra inkâr tazminatı (İİK m. 67/2)

V. İPOTEK LİMİTİ VE İCRA İNKÂR TAZMİNATI

A. Limitin Etkisi

TMK m. 851/1 uyarınca alacağın miktarının belli olmaması hâlinde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir. Üst sınır ipoteğinde ipotek malikinin sorumluluğu, akit tablosundaki limitle sınırlıdır; ana para, faiz, takip giderleri ve eklentilerden oluşan toplam talebin bu limiti aşması mümkün değildir13. Üçüncü kişi konumundaki ipotek malikinin sorumluluğu da yalnızca bu limitle ve ipotekli taşınmazla sınırlıdır7.

Bununla birlikte asıl alacağın limiti karşılaması hâlinde takibin limit dâhilinde yürütülmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır14. Mahkeme kararlarında takibin, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takipten sonra işleyecek faiz, takip masrafları ve vekâlet ücretinin ipotek limitiyle sınırlı olmak üzere devamına hükmedildiği görülmektedir15. Asıl borçlunun limiti aşan kısım bakımından sorumluluğu ise genel hükümlere göre devam eder; alacaklı bu kısım için asıl borçluya karşı ayrıca genel haciz yoluyla takip yapabilir.

B. İcra İnkâr Tazminatı

İİK m. 67/2 uyarınca itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilirse, borçlu diğer tarafın talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Yargıtay uygulamasında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit, yani belirli veya belirlenebilir olması aranmaktadır. Muacceliyet ihtarnamesinin tebliğ edildiği ve borçlunun borç miktarını bildiği durumlarda alacağın likit olduğu kabul edilmektedir16. Bu nedenle cari hesap ekstresinin ihtarnameye eklenmesi ve borç miktarının açıkça gösterilmesi, tazminat talebinin kabulünü kolaylaştırır.

SONUÇ

Cari hesap alacağını güvence altına alan ve üçüncü kişi tarafından verilen üst sınır ipoteğine dayalı ilamsız takipte, ipotek malikinin itirazıyla duran takibin devamı için alacaklının önünde iki yol bulunmaktadır. İcra mahkemesinde itirazın kaldırılması altı aylık süreye tabi, arabuluculuk gerektirmeyen ve hızlı bir yoldur; ancak cari hesap alacağı kural olarak yargılamayı gerektirdiğinden, borcun imzalı bir belgeyle ya da itiraz edilmemiş bir hesap kat ihtarıyla kesinleşmediği durumlarda bu yolda sonuç alınması güçtür. Asliye ticaret mahkemesinde açılacak itirazın iptali davası ise bir yıllık süreye ve zorunlu arabuluculuğa tabi olmakla birlikte, alacağın tüm delillerle ispatına ve kesin hüküm elde edilmesine imkân verir.

Her iki yolda da TMK m. 887 uyarınca ödeme isteminin hem asıl borçluya hem ipotek malikine yapılmış olması, asıl borçlu ile ipotek verenin birlikte takip edilmesi ve talebin ipotek limitiyle sınırlandırılması gerekir. Takibin taşınmazın bulunduğu yer icra dairesinde başlatılması hâlinde yetki itirazı İİK m. 148 karşısında kural olarak sonuç doğurmaz. Alacağın likit olduğunun ihtarname ve hesap ekstresiyle gösterilmesi ise icra inkâr tazminatı talebinin kabulü bakımından belirleyicidir.

DİPNOTLAR

  1. İzmir BAM 11. HD, E. 2019/1648, K. 2022/543, T. 01.04.2022. ↩
  2. Yargıtay 12. HD, E. 2015/21161, K. 2015/26266, T. 02.11.2015; ayrıca bkz. Yargıtay 8. HD, E. 2013/4062, K. 2013/10573, T. 05.07.2013. ↩
  3. Yargıtay 12. HD, E. 2022/8932, K. 2023/2393, T. 06.04.2023. ↩
  4. İstanbul BAM 14. HD, E. 2023/2188, K. 2023/2041, T. 14.12.2023. ↩
  5. Adana 2. ATM, E. 2013/442, K. 2023/23, T. 17.01.2023; Bursa 2. ATM, E. 2024/979, K. 2025/1189, T. 24.11.2025. ↩
  6. İstanbul BAM 16. HD, E. 2018/2366, K. 2018/1702, T. 18.07.2018. ↩
  7. Bakırköy 4. ATM, E. 2018/404, K. 2019/335, T. 20.03.2019; Antalya 2. ATM, E. 2019/544, K. 2020/599, T. 18.11.2020. ↩
  8. İstanbul 13. ATM, E. 2018/418, K. 2019/131, T. 18.02.2019. ↩
  9. Yargıtay HGK, E. 2008/72, K. 2008/36, T. 30.01.2008. ↩
  10. İzmir 1. ATM, E. 2019/284, K. 2022/349, T. 13.04.2022. ↩
  11. İstanbul 10. ATM, E. 2021/628, K. 2024/775, T. 11.11.2024. ↩
  12. İstanbul 1. ATM, E. 2020/221, K. 2025/620, T. 08.09.2025; Bursa 2. ATM, E. 2024/979, K. 2025/1189, T. 24.11.2025. ↩
  13. Adana 2. ATM, E. 2013/442, K. 2023/23, T. 17.01.2023. ↩
  14. Yargıtay 12. HD, E. 2022/9409, K. 2023/2180, T. 29.03.2023. ↩
  15. İstanbul 20. ATM, E. 2020/23, K. 2021/471, T. 10.06.2021. ↩
  16. İstanbul 8. ATM, E. 2024/31, K. 2025/306, T. 08.05.2025. ↩

KAYNAKÇA

Mevzuat

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m. 16, 50, 62–72, 148, 149, 150/a).

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 851, 875, 887).

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 5/A).

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 89).

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (m. 18/A).

Yargı Kararları

Yargıtay HGK, E. 2008/72, K. 2008/36, T. 30.01.2008.

Yargıtay 8. HD, E. 2013/4062, K. 2013/10573, T. 05.07.2013.

Yargıtay 12. HD, E. 2015/21161, K. 2015/26266, T. 02.11.2015.

Yargıtay 12. HD, E. 2022/9409, K. 2023/2180, T. 29.03.2023.

Yargıtay 12. HD, E. 2022/8932, K. 2023/2393, T. 06.04.2023.

İstanbul BAM 14. HD, E. 2023/2188, K. 2023/2041, T. 14.12.2023.

İstanbul BAM 16. HD, E. 2018/2366, K. 2018/1702, T. 18.07.2018.

İzmir BAM 11. HD, E. 2019/1648, K. 2022/543, T. 01.04.2022.

Adana 2. ATM, E. 2013/442, K. 2023/23, T. 17.01.2023.

Antalya 2. ATM, E. 2019/544, K. 2020/599, T. 18.11.2020.

Bakırköy 4. ATM, E. 2018/404, K. 2019/335, T. 20.03.2019.

Bursa 2. ATM, E. 2024/979, K. 2025/1189, T. 24.11.2025.

İstanbul 1. ATM, E. 2020/221, K. 2025/620, T. 08.09.2025.

İstanbul 8. ATM, E. 2024/31, K. 2025/306, T. 08.05.2025.

İstanbul 10. ATM, E. 2021/628, K. 2024/775, T. 11.11.2024.

İstanbul 13. ATM, E. 2018/418, K. 2019/131, T. 18.02.2019.

İstanbul 20. ATM, E. 2020/23, K. 2021/471, T. 10.06.2021.

İzmir 1. ATM, E. 2019/284, K. 2022/349, T. 13.04.2022.

Kısaltmalar

ATM: Asliye Ticaret Mahkemesi · BAM: Bölge Adliye Mahkemesi · E.: Esas · HD: Hukuk Dairesi · HGK: Hukuk Genel Kurulu · İİK: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu · K.: Karar · T.: Tarih · TBK: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · TMK: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · TTK: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

İlk görüşmede belgeleriniz, süreler ve seçenekleriniz birlikte gözden geçirilir.